* Price may vary from time to time.
* GO = We're not able to fetch the price (please check manually visiting the website).
Lozan Masada Neler Oldu is written by Şeref Yumurtacı and published by Besteller Yayınları. It's available with International Standard Book Number or ISBN identification 6052394951 (ISBN 10) and 9786052394953 (ISBN 13).
Lozan anlaşmasının tam metni, günümüz Türkçesiyle. Osmanlı Devleti çok önemli cephelerde, çok önemli başarılar kazanmasına rağmen müttefiklerinin yenilmesi ile birlikte Birinci Dünya Harbi’nden yenik ayrıldı. Savaştan sonra İtilaf Devletleri 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Ateşkes Antlaşmasının ardından daha önceden gizli anlaşmalarla paylaştıkları Osmanlı Devleti üzerinde kurmak istedikleri sömürge düzeninin resmileşmesini sağlayacak olan Sevr Projesini Osmanlı Devleti’ne kabul ettirmeyi başaramamışlardı. Bugün olduğu gibi o zamanda da devlet kademelerine sızmayı başaran kendi yerleştirdikleri bazı adamları dışında Sevr Projesinin maddelerini gören hiç kimse bu antlaşmanın altına imza atmaya yanaşmamıştı. Yani işin aslı şu ki resmi kaynaklarda da açıkça belirtildiği üzere Sevr Projesi tamamıyla geçersiz bir “tasarı metninden” ibaretti. Hiçbir suretle Padişah tarafından kabul edilmemişti. Bu projenin Saltanat Şurasında görüşüldüğü günü hatırlarında anlatan Sadrazam İzzet Paşa Sultan Vahdettin’in şurayı terk ettiğini açık bir şekilde söylemiştir. Ayrıca Mustafa Kemal Paşa’da Nutuk’da 15 farklı yerde Sevr’den bahsederken ” Sevr Antlaşması” değil “Sevr Projesi” tabirini kullanmıştır. Zaten bu proje ne padişah tarafından ne de halk tarafından kabul görmemişti. Zira projenin kabul görmeyeceğini ve Türk Milletine bu esareti kabul ettiremeyeceklerini İngilizler de kısa süre sonra anlamış olacak ki diplomatik oyunlarla bu işi bir oldubittiye getirmek için birçok defa masa başı oyunlarına başvurmuş, defalarca Sevr’i yumuşatarak Türk milletine kabul ettirmeye çalışmıştır. (Londra Konferansı ve Paris Görüşmeleri) Anadolu halkı topraklarını işgal etmeye gelen güçlere karşı kısa sürede silahlı mücadele için halk önderleri etrafında birleşerek düşmana geçit vermemek adına mücadeleye başlamış bu mücadele Kongreler ve rdından Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla sistemli bir hale getirilmeye çalışılmıştır. Birinci Büyük Millet Meclisi önderliğinde verilen kurtuluş mücadelesinin akabinde ilk olarak 11 Ekim 1922’de İngitere, Fransa ve İtalya ile Mudaya Ateşkes Antlaşması imzalandı. Görüşmelere, TBMM Hükümeti adına İsmet İnönü, İngilizleri temsilen General Harrington, Fransa adına General Charpy, İtalya adına General Mombelli katıldı. Görüşmeler, başta Doğu Trakya’nın ve Boğazlar’ın boşaltılması ve en önemlisi Misak-ı Milli sınırlarımız itilaf devleti askerleri tarafından boşaltılması ve Türkiye’ye geri verilmesi konularındaki görüş ayrılıkları nedeniyle sık sık kesildi. Zaman zaman gergin anların yaşandığı, hatta Türk ordusunun yeniden harekât hazırlıklarına giriştiği mütareke görüşmeleri, sonucunda bizimle Kurtuluş Savaşında karşılaşmağı söylenen İngiltere’nin yanında Fransa ve İtalya ile Mütareke, imzalandı. Anadolu’nun düşman işgalinden temizlenmesinin ardından İtilaf devletleri ile barış görüşmeleri başlamış arada görüşmeler bir defa kesilmiş olsa da Baş haham Hayim Naum’un araya girmesi ve Türk heyetine “Başdanışman” olması ile 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile Birleşik Krallık (İngiltere), Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika ve Yugoslavya temsilcileri tarafından Lozan Barış Antlaşması imza edilmiştir. İşte elinizde bulunan bu eser de Lozan Barış Antlaşmasının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen ve TBMM kütüphanesinde muhafaza edilen Osmanlıca hakiki metni kelime kelime, cümle cümle incelenmiş günümüz Türkçesine çevrilmiştir. Özellikle üzerinde tartışmalar devam eden bazı maddeler antlaşmalarda kullanılan uluslararası dil ve tarihi bazı gerçekler de göz önünde bulundurularak açıklanmış Lozan’ın gerçekten bir zafer mi, yoksa Türkiye Devleti üzerinde emperyalist devletlerin bir çıkar metni mi olduğu okurlarımızın takdirine bırakılmıştır.